GOBLIN | Kore Dizi Yorumu

30 Ocak 2017 Pazartesi






Dizinin ismi: Goblin/Goblin: The Lonely and Great God/ Guardian: The Lonely and Great God 

   Dizinin Yönetmeni: Lee Eung-Bok
   Dizinin Senaristi: Kim Eun-Sook
   Yayınladığı Kanal: tvN
   Bölüm Sayısı: 16 bölüm (Final yaptı)
   Dili: Korece

Dizi ölümsüz ruhunu ölümlü yapabilmek için insan türünden bir evlilik gerçekleştirmesi gereken bir goblinin hikayesini konu alacak olup ölümsüz bir goblin ile hafıza kaybı yaşayan bir ölüm meleğinin çeşitli gelişmeler sonucu bir arada yasamaya başlaması üzerine şekillenecektir. (Yeppudaa.com'dan alıntıdır.)

Ne yazsam ne desem ağlasam mı gülsem mi hiç bir şeye karar veremiyorum.Diziyi bitireli yaklaşık yarım saat oluyor.Tek yapabildiğim ise dizinin ostlarını izleyip giflere/fotoğraflara bakmak.Şunu söylemeliyim ki Goblin izlediğim en iyi KDrama olabilir.Bir numaraya yerleşti mi kalbimde daha bilmiyorum ama kesinlikle ilk 3 dizime girdi.Nedenlerimi ise isterseniz size sunayım;
  • Kurgusu gerçekten iyiydi.Her adımda sizi şaşırtan değişik duygulara sokan ve ciddi anlamda sizi diziyle yaşatan bir kurgusu vardı.
  • Oyuncuları.Ben Gong Yoo'nun oyunculuğunu zaten çok seviyordum.Filmleri ve dizileriyle gönlümü feth etmişti zaten.Sadece Gong Yoo'dan bahsetmiyeceğim tabii.Kim Go-Eun,Lee Dong Wook,Yoo In Na,Yook Sung Jae ve daha adını zikretmediğim nice isim.Hepsi çok başarılı oyunculuk sergilediler bana göre.İzlerken her karede yaşadığı olaylara gerçekmiş gözüyle bakmamı sağladılar.
  • Kullandıkları teknolojiler de bir o kadar güzeldi.Görüntü kalitesi,ses kalitesi,arkaplan herşey her şey mükemmeldi.Bir sahnede de olsa açıklarını yakalayabildiniz mi? Yakalayabildiyseniz bana da iletirseniz kesinlikle dönüp bir tekrar izleyip bakarım.
  • OST'ları.Şu ana kadar gerçekten güzel bir sürü dizi izledim,izlediğim dizilerin OST'larını da bir bir anarım.Ama bu dizideki şarkılar kulağımda hep kalıcaklar.Her dinlediğimde kalbim acıyla sızlıyıcak biliyorum.
Nedenlerim bu kadar galiba.

Şimdi ise diziyle ilgili fikirlerimi paylaşmak istiyorum.Dediğim gibi güzeldi,hatta güzelden öte harikaydı.Fakat niye bizi bu kadar ağlattın senarist? Niyee? Herkes benim kadar ağladı mı bilmiyorum.Ben balık burcunun en önemli özelliğini (duyguları hat safhada yaşama) taşıdığım için son üç bölüm de özellikle ağla ağla cıvkım çıktı.

Ardından biraz araştırınca,az önceki senarist söylemlerim üstüne dizinin senaristinin Kim Eun- Sook olduğunu öğrendim.Senaristimiz The City Hall,The Heirs,Descendants of The Sun ve daha sayamadığım nice dizinin senaristiymiş.Dizilerden sadece bir tanesini (The Heirs) izledim.Diğerlerini malesef izlemedim.Dizilerle ilgili duyduklarım da harikaydı bunu belirtmem gerekir.
(Asianwiki de gezinirken senaristimizin sayfasının altına bir sürü Goblin ile ilgili yorum bıraktıklarını gördüm.Hepsi de "devamını yaaz pls" şeklindeydi.Öyle bir şey olsa güzel olabilir.Fakat tadı ne kadar değişir,bizi ne kadar tatmin eder bilemem.)

DİKKAT!
SPOILER VE DE AĞIR DUYGU KARMAŞASI İÇERİR! 


Son bölümlerde yaşanan "gereksiz" olduğunu düşündüğüm aksiyonlar beni benden aldılar.Hele Eun Tak'ın ölmesi (umarım bitirmeyenler okumamıştır),yılların birden bu kadar uzatılması ve de dizinin toplam 16 bölüm yapılması.Daha uzun yapılabilirdi,olayları daha düzgün yayabilirlerdi.Ama izleyiciyi yormayı seçmişler.Diziyle ilgili diyebileceğim son şey ise karakterlerin hepsine bayıldığım! Hepsi ya hepsine bayıldım.Goblinle Azrail'in atışmaları,Goblin'in utangaç tavırları,aşık halleri,Azrail'in aşık halleri,Eun Tak'ın çocuksu halleri.Hepsinin (ve de üçünün) birlikte davranışlarını da çok beğendim.


SPOILERSİZ BÖLGE!

Siz diziyle ilgili neler düşünüyorsunuz? Dediklerime katılan var mı acaba o.o ? Sizce daha iyisini yapabilir mi bundan sonra senaristler? 
Gerçi bana bıraksanız izlediğim tüm iyi dizilerden sonra "daha iyisini yapamazlar" gibisinden cümleler kuruyorum.Eh her seferinde de ağzımın payını alıyorum.Düşünlerinizi benden sakınmayın! 


PS:Yazının bol gifli olduğunun farkındayım ama elimden başka türlüsü gelmedi gerçekten.Yazıyı yazarken onları görmek istedim.



Yorumlarınızı bekliyorum ^^,

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

2017 POPSUGAR Reading Challenge

28 Ocak 2017 Cumartesi

Öhüm öhüm,resmen challengelar mimler bitti falan derken kendi kendime iş çıkartmakta ustayım.Tamamlayamasam da kendi kendime yarışmak beni motive ediyor.Rakamlar yükseldikçe,listelerin üstüne tik attıkça kendimi iyi hissediyorum resmen.

Essie'nin (Periodic Library) bu yazısını ilk yazdığı zaman görmüştüm ve de resmen imleçleyim kaydetmiştim.Geçen günlerde kaydettiğim yazılara bakarken bu challenge'a denk geldim.Hemen açtım Essie'nin yazısını okumaya başladım.Ardından gelen heyecan ve "neden olmasın??"larla challengeı blogumda paylaşmaya ve katılım yapmak isteyenleri Essie'ye yönlendirmeye karar verdim.
Aslında Okuyan Muggle/Gözde de bu tarz challenge yapıyordu,umarım ona da katılıcam.İkisinin linkini de yazının sonuna bırakıcam,bakar bloglarına uğrarsınız ^^ 

POPSUGAR Reading Challenge 41 kategoriden oluşuyormuş,görseli (tabii ki de Essieden aldım) aşağıya bırakıcam.Belki okudukça,ayda bir şeklinde okuduklarımı da buraya bırakır sizinle paylaşırım.Onun dışında kategoriler aşağıda.Essie aslında çok güzel Türkçe'leştirmiş.Bunu bir kırtasiyeden yazdırmayı ve yurtta duvarıma asmayı düşünüyorum.O şekilde daha motive olurum belki kim bilir? 




Yorumlarınızı bekliyorum ^^,

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Gölge Öpücük - Richelle Mead | Vampir Akademisi #3 | Kitap Yorumu

27 Ocak 2017 Cuma

Kitabın Adı: Gölge Öpücük
Orjinal Adı: Shadow Kiss
Serinin Adı: Vampir Akademisi (#3)
Yazarın Adı: Richelle Mead
Yayınevi: Artemis Yayınları

St. Vladimir Akademisi'nde bahar dönemiydi. Rose Hattaway'in mezuniyeti yaklaşmıştı. Ancak Mason'ın ölümünden beri toparlanamamıştı Rose. Geçmiş hesaplar yakasını bırakmıyor ve bu durum derslerine konsantre olmasını engelliyordu. Dahası, en yakın arkadaşı Lissa'yla ilgili korkunç ve önlenemez düşler görüyordu.
Fakat hepsinden önemli bir şey vardı. Rose aşıktı! Hem de hocası Dimitri'ye… Bu seferki gelip geçici bir şey de değil, düpedüz aşktı. Peşindeki Strigoiler'in saldırısıyla ortalık karışacaktı. Rose, hayatını değiştirecek bir yol ayrımındaydı. Ya en yakın arkadaşını koruyacak ya da aşkın peşinden gidecekti.
Vampir Akademisi'nde hiç olmadığı kadar korkunç ve karmaşık bir ders yılına hazır olun! 

Şu aralar ardarda "Kitap Yorumu" yazdığımın farkındayım ama bu sürekli okumamdan,okudukça da sizinle paylaşmak istememden kaynaklı.Bence güzel bir şey yapıyorum hem sizinle paylaşıyorum,hem de ileride kendime okunacak kitap yorumları bırakıyorum.

Ben Gölge Öpücük'ü 2016'nın son aylarında okumuştum.Fakat yazılmayınca yazılmıyor ve unutuluyor yazılar siz de bilirsiniz.Gölge Öpücük serinin üçüncü kitabı ve diğer kitaplara göre (birinci ve ikinci kitaba göre) yazarımızın epeyce bir şeyler yazdığını sayfa sayısının da arttığını gözle görebiliyoruz.Okurken sayfaların fazlalığı hiç fark edilmiyor gerçi.En azından ben fark etmedim ve dördüncü kitaba hemencecik geçmek istedim.Ama geçmedim çünkü okumak istediğim bir sürü kitap vardı.İnşallah yakında dördüncü kitabı okur ve onun da yorumunu girebilirim.

Yalnız fark ettiniz mi düzenli olarak yorumunu yazdığım bir tek bu seri var.Eh siz fark etmediyseniz bile ben fark ettim.

Gölge Öpücük'le ilgili söyleyeceklerime geçeyim o halde;
Ben Richelle Mead'in yazımını,betimlemesini ve kendini okutturmasını çok seviyorum.Hiç sıkmıyor yazarımız okuyucusunu.Hatta okurken ne kadar ilerlediğinizi bile fark edemiyorsunuz.Bence bu bir kitapta aranabilecek özelliklerden biri.Richelle Mead bu dediğim özellikleri yine Gölge Öpücük'te toplamayı başarmış.Üstüne bir de bolca aksiyon koymuş,o yüzden de insanı merak ettiren yanları ortaya çıkarmış.

Kitapla ilgili gelişme gösteren nokta ise karakterlerin,özellikle Rose'un gelişmesiydi benim için.Eğer ikinci kitabı okumadıysanız ve bu yorumu hasbel kader okuyorsanız spoiler vermemek adına ikinci kitabın sonundaki olayı söylemeyeceğim.Rose'un gelişmesine katkı sağlayan o olaydan sonra her kitabın sonunda Rose'la ilgili bir olay olucak diye düşünmeye başladım.

Diğer kitapları okumadım.Seri altı kitaptan oluşuyor evet ama bende sadece dört kitabı var.Dördüncü kitap bittikten sonra napıcam diye de düşünmüyor değilim açıkçası.Son olarakta diğer  kitaplarda olaylar hızlanıyor mu? Tek merak ettiğim şey bu cidden.

Vampir Akademisi - Richelle Mead | Vampir Akademisi #1  Kitap Yorumu 
Buz Öpücük - Richelle Mead | Vampir Akademisi #2 | Kitap Yorumu

Yorumlarınızı bekliyorum ^^,

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Sen Bunu Okuduğunda Ben Ölmüş Olacağım - Julie Anne Peters | Kitap Yorumu

21 Ocak 2017 Cumartesi

Kitabın Adı: Sen bunu okuduğunda ben ölmüş olacağım
Yazarın Adı: Julie Anne Peters
Sayfa Sayısı: 268
Yayınevi: GO! Kitap

Anaokulundan beri diğer çocukların, hatta yetişkinlerin zorbalıklarına maruz kalan ve birkaç kez intihar girişiminde bulunan on beş yaşındaki Daelyn Rice için durum yeni kaydolduğu lisede de pek iç açıcı değildir.Kendini öldürmeye kararlı olan Daelyn, hayatlarını sonlandırmak isteyen insanlar için tasarlanmış, Işığın-İçinden isimli bir internet sitesini keşfeder ve siteye kaydolarak, intihar etmek için 23 günlük geri sayımı başlatır.Derken Santana adındaki genç bir çocuk okul çıkışında onunla birlikte bahçede oturmaya ve onunla konuşmaya başlar. Ama daha önce pek çok kez aynı şekilde kandırılıp alay edilen, hor görülen Daelyn’in insanlara güvenmesi için artık çok geçtir… Öyle değil mi?
Ulusal Kitap Ödülü finalisti Julie Anne Peters bu sarsıcı kitapla, zorbalığın gençleri nasıl uçurumun kenarına itebileceğine ışık tutuyor.

  Senenin ikinci kitabını bitirmişken (Harry Potter ve Azkaban Tutsağı) bloga ilk yorumu girmem gerektiğini düşündüm.Vakti gelmişti değil mi?

  Öncelikle size bu kitapla ilgili biraz bilgi vermek istiyorum.Go!Kitaptan çıkan "Sen bunu okuduğunda ben ölmüş olacağım" adlı kitap gençleri bilinçlendirme yönünden çıkan kitaplardan sadece biri.
Daha önce gençleri bilinçlendirme yönünden çıkardıkları kitaplardan bir kaç örnek vermeliyim size;

  • Komik Bir Hikaye
  • Konuş Benimle

Diğer iki kitabı da okuduğumu ve içlerinden en çok bu kitabı beğendiğimi belirtmeliyim.Bu kitap daha akıcı bir dille (ki diğer ikisi de çok akıcıydı.) ve kitaptaki ana karakter sanki daha bilinçliymiş gibi anlatılmış.Ve intihar yöntemlerini de tek tek tanıtmış.Söylemekten hoşlanmasam da hatta düşüncesi bile yeterken yazması beni zorlasa da o intihar yöntemlerinin hepsini Daelyn'in düşündüğü gibi düşünmeye zorladım kendimi.

 Öhüm bunu anlattığıma göre artık kitabın konusuna geçebiliriim.
 Daelyn bir çok kez okulunu değiştirmiş ve bir çok kez de intihar girişiminde bulunmuş 15 yaşında bir genç.Ailesi Daelyn'in her intihar girişiminde onu kurtarmışlar ve son intihar girişiminde bulunmadan önce Işığın İçinden adlı bir site buluyor kızımız.Bu sitede kimliği belirsiz onlarca kişi var ve sitede çektiğiniz acılar,intihar yöntemleri,anlatmak istediklerini gibi bir sürü konu başlıkları var.Ayrıca intihar etmek istediğiniz günü seçiyorsunuz bu site sayesinde en az 23 gün seçilebiliyor ve site sizin için geri saymaya başlıyor.Sayım yaparken atıyorum 10 gün kaldığında size bazı sorular soruyor;

  • "Emin misin? Başarabilicek misin?" 
  • "Diğer tarafta seni neler bekliyor?" 

gibi.Açıkçası kitap okuduğum en normal yazılmış tüyler ürpertici kitaplardan biriydi.Okurken bu yaşanan şeylerin bize normal olduğunu düşündürse de ben her sayfayı çevirirken intihar etmez umuduyla okudum.

Spoiler vermek istemiyorum o yüzden sonunda ne olduğunu da söylemeyeceğim ama ben anlamadığımı da belirtmeliyim.Sonunda ne oldu,nasıl bitti anlamadım.Anlayan varsa bir zahmet yorum yazıp söylerse de aşırı sevinirim şahsen.

Kitapla ilgili söyleyebileceklerim bu kadar.Gençlerin okumalarını tavsiye ediyorum,fakat bir yandan da içim el vermiyor gençlerin okumasına.O yüzden gençlerdense ebeveynlerin okumasını daha çok isterim.Siz okudunuz mu? İçinizden okuyanlar var mı? Düşünceleriniz neler?


Yorumlarınızı bekliyorum ^^,

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

2016'da okuduğum kitaplar

14 Ocak 2017 Cumartesi

Sıra geldi 2016'nın son yazısına.Artık bitsin de rahat edelim değil mi? Gerçekten sıkılmaya başladım 2016'yla ilgili yazılardan.Napalım el mahkum yazacaz.Şaka şaka,bu yazdığım yazıların hepsi ileride benim için "sanal günlük" olarak kaldığı için çok değerliler.Zaten bundan sonra yazacağım başka yazı kalmıyıcak ve başa dönmüş olucaz.

bu son yazıydı sanırım sizde ben de artık bu balonları görmeyeceğiz..

Bu yazının amacı da,toplu "2016da okumuş olduğum kitaplar listesi" yazısı.Aslında kendime yazdığım,kendimi sınadığım ve tamamiyle kendimi görmek istediğim bir yazı.Alınmayın sizi de,hepinizi de çok seviyorum.Fakat bu yazı tamamiyle benim için yazıldı.O zaman bana da size de iyi okumalar,


1- Kocan Kadar Konuş Diriliş - Şebnem Burcuoğlu
2- Günahkar Doğan - Jessica Spotswood
3-Siyah Kan - J.C.Grangé
4-Komik Bir Hikaye - Ned Vezzini
5-Yağmurla Gelen Mutluluk - Amber L.Johnson
6-Titan'ın Laneti - Rick Riordian
7- The Egg - Andy Weir
8- Bir Nefeste Dünya Mitolojisi - Mark Daniels
9- Lola ve Komşu Çocuk - Stephanie Perkins
10-Satranç - Stefan Zweig
11-Kafes - Josh Malerman
12-Sıfır Noktasındaki Kadın - Neval El Saddavi
13-Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Stefan Zweig
14-Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları - Random Riggs
15- Dönüşüm - Franz Kafka
16-Otomatik Portakal -  Anthony Burgess
17- OZ- Adam Fawer
18- Harry Potter ve Felsefe Taşı - J.K.Rowling
19-Senden Sonra Ben - Jojo Moyes
20-Ölüm Adası - John Dixon
21-Öksüzler Treni - Christina Baker Cline
22-Mosaics of Zeugma - Mehmet Onal
23-İkinci Şans - Robin Schneider
24-Bizim Büyük Çaresizliğimiz - Barış Bıçakçı
25-Buz Öpücük (Vampir Akademisi 2) - Richelle Mead
26-Unutma Beni - Holly Jacobs
27-Uçurtma Avcısı - Khaled Rosseini
28-Gölge Öpücük (Vampir Akademisi 3) - Richelle Mead
29- Harry Potter ve Sırlar Odası - J.K.Rowling
30- İmkansızın Şarkısı - Haruki Murakami

Bu yazıdan sonra artık normal "kitap yorumları" olan blog halime geri döneceğim.Hatta pazartesi günü sizinle paylaşmak için sabırsızlandığım bir kitap var!

Yorumlarınızı bekliyorum ^^,

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

(#3) Haftalık Sinema/Vizyon Yorumları

10 Ocak 2017 Salı

Daha "2016" yazılarım bitmedi,fakat artık başka konularda yazmamın daha iyi olacağına karar verdim.Gerçi son bir tane yazım var.Onu da finallerim bittikten sonra düzenleyip yayınlayacağım umarım.

Fakat bu filmlerin vizyondaki süresi bitmeden yazayım istedim.Ayrıca yazdıkça bu seri gelişiyor siz de farkındasınızdır.Ve başladığım bir serinin devamını getirmek çok güzel bir duygu.Altta diğer yazılarımı da paylaştım.Üstlerine tıklayıp onları da okuyabilirsiniz.


Bir de bu serinin devam etmesindeki tek gerçek gerçekten film izlemeyi sevmem.Özellikle sinemada.2017de de sinemaya gitmeye devam ederim inşallah.


ALLIED | MÜTTEFİK

Başroller: Brad Pitt, Marion Cotillard
Yönetmen: Robert Zemeckis
Yazan: Steven Knigth 

  Allied, Brad Pitt ve Angelina Jolie'nin boşanmasına neden olan film olarak gösteriliyor.Büyütülmesi ve allandırılıp ballandırılmayı hakeden bir film olduğunu düşünmüyorum açıkçası.Filmin geneline bakarsak beklenilen her şey vardı.En azından yayınlanan fragmanlardan beklenen her şey vardı.Aksiyon,romantizim ve ajan sahneleri.Sürekli konuyu bağlamalarını sürekli daha fazla aksiyon gelmesini bekliyorsunuz.Bende olan buydu.Bekledim,bekledim ve sonuç beni tatmin etmedi.
Film bittiğinde kendimi sıkılmış halde buldum.


,

ASSASSINS'S CREED

Başroller: Michael Fassbender,Marion Cotillard
Yönetmen: Justin Kurzel 
Yazan: Video oyunu

Assassins's Creed fragman olarak insanları çok büyük beklentilere sokan bir filmdi.Çevremden aldığım "beklentiyle izleme" uyarısından sonra beklentimi sıfıra indirgeyip filmi izlediğimde çok çok beğendiğim,sahnelerin yerlerini uygun bulduğum ve görsel efektlerini beğendiğim bir film olmuştu.Özellikle Michael Fassbender'in umursamaz oyunculuğu beğenimi kazandı.Hatta bazı sahnelerde heyecanımı dindiremedim ve heyecandan ellerim terledi.(bu gereksiz bilgiyi size verdiğim için üzgünüm..)Hala vizyondayken gidip izlenilebilecek,3 boyutun hakkını verebilecek bir film bence.Ki sinemada film izlemek için o kadar parayı boşa vermediğimizi düşünürsek.



THE GREAT WALL | ÇİN SEDDİ 


Başroller: Matt Damon,Jing Tian,Pedro Pascal 
Yönetmen: Stuart Dryburgh

Sırf Matt Damon olduğu için merak edilebilecek bir film Çin Seddi.Öyle ahım şahım görsel efektler,kurgu ve oyunculuk yok.Gerçi aksiyon filmlerinde beklediğim tek oyunculuk;kişinin iyi dövüşebilmesi,umursamaz olması,kahraman ruhlu olması.Bu saydıklarım dışında hepsi orta oyunculuk kısmını karşılıyorlar bence.
Filmin başında verilen bilgi kısmı hoştu.Onu söylemeden geçemiyeceğim.

(#1) Haftalık Sinema/Vizyon Yorumları
(#2) Haftalık Sinema/Vizyon Yorumları

Yorumlarınızı bekliyorum ^^,

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

MİM | Geriye Bakış 2016

6 Ocak 2017 Cuma

Bu yazıyı yazmadan önce bloguma "2016 Dilekleri" diye bir yazı girmiş miyim diye baktım,maalesef girmemişim.Böyle bir yazıyı en son 2015te yazmışım ve bence böyle yazılar sadece sene de bir yazılıyor.2016 Hedeflerimi,dileklerimi ve hayallerimi bilmediğim için (değil bir yıl öncesini bir ay öncesini bile hatırlamak güç oluyor) kısacık bir yazı yazıcağım galiba.Olsun siz beni böyle kabul ediyorsunuz değil mi ?
evet her 2016 yazımda bu fotoğrafı kullanacağım bıkmadan usanmadan.

Bir gün önceki ben ile şu anı yaşayan ben bir değil.O yüzden 2016'ya girerken ki Ecrin/Vera da/de bir değil.

Şöyle bir bakalım o zaman 2016daki ilklerim neler,mutlu mu olmuşum mutsuz mu ?


  • 2016da Uludağ Üniversitesi Sanat Tarihi birinci sınıfı bitirdim.Ve aynı süre içerisinde de ikinci sınıfa geçtim.

  • 2016da kalbim kırıldı,bazı arkadaşlıklar edindim.Çokça yüzüme gülündü ve arkamdan konuşuldu.Fakat aynı zamanda da hayatımı onunla devam ettirebileceğim dediğim biri karşıma çıktı ve dost kazanamasam da arkadaşlıklar da edindim.(O kişi dostum oldu ve dosttan fazlası)

  • 2016da kendi benliğimi kaybettim ve kendi benliğimi bu mücadele de buldum.Bir insanın nasıl biri olduğunu unutması çok zor bir durum.Sonradan toplanması,tekrar ayağa kalkması bütün bunlar çaba gerektiren faaliyetler.Fakat zor olanı başardığımı ve önceki halimden daha güçlü ve daha iyi bir ben olduğumu düşünüyorum.

  • 2016da ailemin kıymetini anladım.Yukarı da listelediğim nedenlerdendir belki,belki de yurtta kaldığımdan evin kıymetini anlamışımdır.Her şekilde kafama güzel şeyler dank etti.

  • 2016da kendime uygulayabileceğim hedefler buldum.Bu hedeflerin her biri benim kişiliğime,gelişimime katkı edebilecek hedeflerdi.Hala uygulamaya devam ediyorum ama başlangıç noktası hep 2016 olarak kalıcak.

  • Son olarak 2016 bana kendim olmayı,kendimi geliştirmeyi,yanımdakilere önem vermeyi öğretti.
Umarım 2017 bana daha fazla şey öğretir,gelişmeye,sevmeye,sevilmeye devam ederim.Öhüm bir de beni bu mime davet eden Essie'ye yeniden sevgiler,saygılar...

Yorumlarınızı bekliyorum,

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

MİM |2017'ye Doğru Hayaller,Dilekler ve Hedefler

1 Ocak 2017 Pazar

Geçen sene bu zamanlarda, yeniyıl hayallerimi ve ideallerimi yazmıştım.Bu sene ise biraz geç kaldım.Yeni yılın ilk gününde yazmalıyım diyerek oturdum bilgisayarın başına.Umarım bu vesileyle bu yılda sizinle beraber bolca vakit geçiririz.Ve yeni yılda bloguma hala dört kolla sarılmış şekilde devam ederim.Hıh başlamadan önce bu mime beni davet ettiği için Essie'ye teşekkür ederim.O olmasa gerçekten kimse davet etmeyecek beni mimlere...


1- Hayallerimi gerçekleştirmek.

2-Youtube kanalıma,bloguma ve instagramıma dört kolla sarılmak.

3-Hayatımda önemli saydığım kişilerle daha fazla vakit geçirmek.

4-Vücudumu ve zihnimi olabildiğinde zinde tutmak.

5-İngilizce dışında bir dil öğrenmek için adım atmak.

6-Sadece belirli bir konuda değil daha fazla konuda okumak,yazmak ve bilgilenmek.

7-Daha fazla hediye alabilmek,daha az gereksiz harcamak.

8-Sağlıklı beslenmek ve bol su içmek! (Bir de üstüne spor oh mis,pilates bile olur) 

9-Başarılı olmak.
-Bu madde için "neye göre,kime göre?" diyebilirsiniz.Kendime göre başarılı olmak istiyorum.Bir şeyleri yoluna koyabildiğimi,ayaklarımın üstünde sağlamca durabildiğimi görmek istiyorum.Yalnızken,başkaları yanımda yokken de iyi olabildiğimi görmek istiyorum.İşte benim başarılı anlayışım bu.

10-Ailemi mutlu etmek.

Benim 2017 Hayallerim,Dileklerim ve Hedeflerim bu şekilde.Belki yazmadığım ama düşündüğüm ve yapacağım çok fazla madde var.Fakat benim için önemli olan bunlar.Eğer bunları yerine getirebilirsem ne mutlu bana! Sizin yeni yıl dilekleriniz neler? Yeni yıldan neler bekliyorsunuz? Milli piyangoysa artık 2018'e o da.(Bize de çıkmadı üzülmeyin.) 

Yorumlarınızı bekliyorum,

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;


 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS