Etkinlik : Okuma Sıranı Belirle

28 Ağustos 2013 Çarşamba



Merhabalaar ! Böyle konuya apar topar giriyormuşum gibi olucak ama olsun.Geçenlerde Kitapsayfalarıyla konuşuyorduk.Eylül ayında ne okuyalım , napalım ilk hangi kitaptan başlayalım diye.Malum ağustos ayını da geride bırakmak üzereyiz.Biz de bunun üzerine bir etkinlik yapmaya karar verdik.Aslında sadece kitaplarımızı belirlemek içindi sonra bir bakmışız yazı için resim arıyoruz ve isim düşünüyoruz dedik madem biz yapıyoruz kitap seçemeyen herkes de yapsın katılsın dedik vee karşınızda : Okuma Sıranı Belirle ! 

Eylül ayından bir başlayalım dedik.Biz her ay yapmaya devam edicez.Katılmak isterseniz Fatma'nın blogunda yazının altına ya da bu yazının altına yorum bırakabilir , sosyal medya hesaplarınızda yapabilirsiniz bu etkinliği.Eylül ayını biz 6 kitapla açtık.Ben elimde olan okuyamadığım kitapları yazdım.Sonra tek tek kestim ve katladım.Diğer aylarda 4 ya da 5 kitap olabilir daha karar veremedik.Ama okul zamanı olduğu için çok fazla okuma hedefini yüksek tutmuyoruz.

Neyse fotoğraflara geçelim ! 
Not : Son fotoğraflarda arka plandaki desen koltuğumun deseni.Özür dilerim.Hepsini koyayım dedim adım adım olması için.






Veee ben tek tek seçtim eylül ayında okuyucak olduğum kitapların sırası ;


  1. Limon Yapraklarının Kokusu - Clara Sanchez 
  2. Keşke Ben Uyurken Gitseydin - French Oje
  3. Suratsızlar - Derek Landy 
  4. Ben Ölmeden Önce - Lauren Oliver  
  5. Cehennem  - Dan Brown 
  6. Yılanın Gözü - Rick Riordan

Umarım katılan olur ! Bir sonraki yazıda görüşmek üzere ! 

Ateş Tahtı - Rick Riordan | Kitap Yorumu

27 Ağustos 2013 Salı




Kitabın Adı : Ateş Tahtı
Orjinal Adı : Throne Of Fire
Serinin Adı : Kane Günceleri
Yazar : Rick Riordan
Yayıncı : Doğan ve Egmont Yayıncılık
Yayın Tarihi : .0101.2011
Sayfa Sayısı : 506
Tür : Çocuk
Goodreads | İdefix | Okuoku.com






Sürekli yorumunu yazıcam diyip yazamadığım bir aydır elimde sürünen kitapla sonunda karşınızdayım ! Bitirmek ne zordu.En azından arada o kadar güzel kitabım varken kendimi bu kitabı bitirmeye zorlamak çok zordu.Cümle biraz karışık oldu kusura bakmayın.Ve bir ayı devirmek üzereyken inat ettim ve bitirdim.Huzurluyum,mutluyum.Çünkü önümde kocaamaan bir kitap kulem var.Kitaba geçeyim ben en iyisi.Birinci kitap yorumumu okumak için tık , bu arada birinci kitabı okumadıysanız buradan ayrılmanızı tavsiye ederim.

"Khufu tüm bunları ağzından çıkan tek bir sese nasıl sığdırmıştı bilmiyorum ama o güne dek aldığım tüm dersleri keşke babun öğretmenlerden alsaydım diye düşünmeden edemedim.Bir haftada hem ortaokuldan hemde liseden mezun olabilirdim." - Sadie
   Şimdi en az şekilde spoiler vermeye çalışıcam umarım başarabilirim.İlk kitapta hatırlarsanız Sadie ve Carter babalarını da kaybetmişlerdi.Çünkü artık babalarının bedeni Osiris'in bedeniydi.Bu bilgiyi göz önüne alarak başlıyor kitabımız.Kardeşlerin ailesi kalmadığı için amcaları Amus'un yanına Brooklyn Hayat Evi'ne taşınıyorlar. -umarım doğru yazmışımdır- Ve dünyanın dört bir yanındaki büyücülere davetiye gönderiyorlar onlara katılmaları için.Tabii sadece 9-16 yaşı arasındaki genç büyücüler geliyor.Şu an spoiler vermiyorum çünkü ilk sayfada anlatılıyor bunlar.
"Doğru karar asla kolay alınan karar değildir,derdi babam sık sık."-Carter
İşler bundan sonra tamamiyle karışıyor.Kitap tamamiyle Ra'yı uykusundan uyandırmakla ilgili.İlk kitaptan daha çok karakter var ikinci kitapta.İyi ki Sadie gibi bir karakter var.Eğer Sadie olmasaydı bu kadar gülmezdim.Çok komikti kesinlikle.Hele en alttaki alıntı.Kahkahalarla güldüğümü hatırlıyorum.

"Akbaba tanrıça da , "Aynen öyle" dedi."Güçlü olanlar yardım almadan hayatta kalabilir.Güçsüzlerinse öldürülmesi ve mideye indirilmesi gerekirYeterince güçlü müsün evladım ? Dürüst ol ?"" - Sadie
Sadie ve Carter artık bedenlerinde tanrıları taşımıyorlar bunu da hatırlatayım.Çok fazla heyecanlı işler yapıyorlar ve okula gitmiyorlar.Kendi öğrencileri var onlara ders veriyorlar.Heyecanlı değil mi ? Şimdi bu kadar övüyorsun neden okuman bu kadar zaman aldı diyiceksiniz.Haklısınız.Sadece akşamları uyumadan önce okuduğum için de olabilir belki de araya çok güzel kitapları soktuğum içindir.
"Walt "Pepsi" dedi."Bunu internette okumuştum.Arapçada 'p' harfi olmadığı için , burada herkes Pepsi'ye Bebsi diyormuş."
"O halde,bizza yerken Bebsi içmek gerek değil mi ?"
"Bardon ama aynı esbriyi ben yabacaktım."" - Sadie
Yine de demek istediğim o ki eğer birinciyi okuduysanız kesinlikle gidip iki ve üçü de alın.Çünkü kitaplar baya birbirlerini ilgilendiriyorlar.Birinci kitabın sonu ve ikinci kitap aynı konuyu işliyor aslında.Sadece ikinci kitabı da okuduğunuzda fark ediyorsunuz.Şu an benim eliimde üçüncü kitapta var.Ve şaşıracaksınız ama üçüncü kitap çook ince.O yüzden bir an önce başlayıp bitirmek istiyorum.Tımam yorumum bu kadardı.Görüşürüz !
 

Heyecan var mı ? Kesinlikle !

26 Ağustos 2013 Pazartesi

   Başlığın biraz komik olduğunun farkındayım ama düşündüm düşündüm ve bu yazıya en iyi bu başlık gider dedim ve tadaa karşınızdayım.Sürekli diyorum Ateş Tahtı'nın yorumuyla gelicem artık.Ama nafile arkadaşlar olmuyor olmuyor.Neyse yakında inşallah.Amaa öncelikli konumuz : Kuzen kitapları ! O ne güzel şeydir.Para vermeden gelen yeni kitaplar.Şahsen kuzenlerimin pek fazla okuma alışkanlıkları yoktur.Ben aşılamasam ne olucak bilemiyoruz sayın okuyucular.Elimden geldiğinden kitap aldırıp -nihaha bende sebepleniyorum- okutmaya çalışıyorum.Şimdi kitap aldırdım aldırmasına ve merak ettiklerimden değil yine de heyecanlanıcağım kitaplar almış çünkü ne zamandır istiyordum ! Ve sizi fotoğraflarla baş başa bırakıyorum.




 

Fallen Too Far - Abbi Glines | Kitap Yorumu

22 Ağustos 2013 Perşembe

Aslında bu yazıyı ne bu gün ne de bu hafta yazıcaktım hatta kitabı okumak gibi bir eğilimim bile yoktu.Damla sağolsun çok kıskandım -yorumunu okumalısınız ben bayılıp okumaya karar verdim-  ve Fatma sayesinde de  e-book formatında okumaya başladım.Başladığım gibi iki gün içinde bitti.Şu an mutlu mesudum derdim ama ikinci kitapta ve üçüncü kitapta neler olduğunu görmek için eriyip bitiyorum.Tabii ilk diğer kitapları okumam lazım -sakinim-.


Öncelikle kitabın kapağına bakar mısınız ? Renklerin güzelliği,yazının güzelliğene.Ve serinin diğer iki kitabı da en az birinci kitap kadar güzel !

Blaire -en azından hayalimdeki-
 Şimdi konuya geçiyorum çok zaman kaybetmeden.Kitabımızın anlatıcısı ve baş karakteri Blaire 19 yaşında.Çok talihsiz bir yaşamı olmuş.Bir araba kazasında ikiz kardeşi Valerie'yi kaybetmiş ve ardından babası annesiyle Blaire'ı terk etmiş.Ve annesi kansere yakalanmış.Annesi kanser olduğu süre boyunca - üç yıl- Blaire annesine bakmış ve okula gitmiş.Annesi ölünce de annesinin haplarının parasını ödemek için elindeki her şeyi satmış.Evsiz ve parasız kalınca da babasının yanına gitmeye karar vermiş.İşte kitabımız burada başlıyor.Blaire babasının yanında Florida'ya gidiyor.Ama gittiği evde babasıyla değil Rush'la karşılaşıyor.Rush, Blaire'ın  babasının evlendiği kadının oğlu.(Bu kadar tekerleme gibi olduğu için üzgünüm) Ayrıca Rush'ın babası ünlü rockçı Dean Wynn.Buradan da anlaşılacağı üzere Rush tam bir bad boy.Küpeleri,dövmesi,Range Rover'ı ve evi var.Zengin bir bad boy.Kendisini Travis'e benzettim bazı yönlerden.Ama çok az.Sadece her akşam başka bir kızla birlikte olması ve kızları Travis gibi kovması.

Kızın gözleri kısıldı ve daha sonra gülmeye başladı.“Hayır bu o, o olamaz. O, ucuz ve iğrenç bir elbise ile elbiseden daha bile ucuz ayakkabılar giyiyor. Bu kız, herkese söylediği kız değil ve sana da yalan söylüyor. Ama diğer taraftan sen, tatlı bir yüz senin yanına geldiğinde, hep zayıf oldun değil mi, Woods?”“Neden partiye geri dönmüyorsun ve tırnaklarını geçirecek başka salak kadınlar bulmuyorsun, Laney?”

Blaire babasını ararken Rush'ı bulunca ne yapıcağını bilemez.Çünkü yanında ne parası vardır hatta beş parasızdır ve benzini de bitmek üzeredir.Bunun üzerine arabasına yürür ama Rush'ın kardeşi Grant , Blaire'in Rush'ın evinde kalmasında ısrar eder ve Rush'ı ikna eder.Ama Rush'ın bir şartı vardır Blaire babası dönene kadar sadece bir ay orda kalabilir.

Şimdi yazının bundan sonrası benim sitemlerimle kaplı olucak.Spoiler de olabilir.Şimdiden özür diliyorum okuyanlardan.Vee bir güzel Rush'a sövüyorum.


Çoğu kızın hayali Rush olabilir.Sonunda çocuk zengin,dövmesi var tam korumacı bir tip.Kıskançta ama çocuk psikopat ! Hatta baya psikopat.Esas çocuğumuz kızın onu izlediğini bile bile Blaire'in önünde başka bir kızla yattı.Gerisini siz düşünün.Ve bir de Blaire'in başka kimseyle birlikte olmasını istemedi ! Ah Blaire'in yerinde ben olsaydım keşke.Rush ne kadar çekici olsa da ağzının payını biri ona vermeliydi.Ama kitap boyunca yaptığı pislikler yanına kaldı.Tamam çok pislik değildi.Hatta romantik bile sayılırdı ama benim gözdem Grant diye yerden yere vuruyorum sanırım Rush'ı.

Kitap sürekli Blaire ve Rush arasında geçti diyemem.Kitap sürekli Blaire ve sorunlarını ele almış.Hele sonları.Kıza ne kadar üzülsem az.Çok güçlü biri gibi geldi bana.Ve sanırım bundan sonra favori kadın karakterlerim arasında Blaire de olacak.

Şimdi Rush'ı yerden yere vurdun diyiceksiniz ama ben Rush ve Blaire olan sahneleri bildiğiniz bayıla bayıla okudum.Çünkü ikisi arasında belli bir çekim vardı.Saçlarımı yolmak istiyeceğim kadar hatta.Ama yolmadım.Saçlarıma ihtiyacım var kusura bakmayın.

Ne unuttum ne unuttum derken en önemli ayrıntıyı unutmuşum.Rush'ın üvey kardeşi Nan ! Rush ona karşı o kadar korumacı ki.Ve hiç kimsenin ona bir şey demesine izin vermiyor Blaire'ın bile.Nan ise o kadar bitch o kadar pislik biri ki.Kitapta onu yolmak,parçalamak,beynini çıkarıp kızartıp yemek bile istiyiceksiniz.Çünkü ben istedim.

“Nan, benim küçük kız kardeşim. Ben yapamam.. Ben onun hakkında seninle konuşamam.”

“Çünkü sen her şeyi bilmiyorsun ve ben sana söyleyemem. Nan’ın sırlarını sana anlatamam. Çünkü onun sırları. Onu seviyorum, Blaire. Hayatım boyunca onu sevdim ve korudum. O benim küçük kız kardeşim. Bu neden yaptığımı gösteriyor. Hayatımdaki hiçbir şeyi istediğim kadar seni istesem bile sana Nan’ın sırlarını anlatamam.”

Ve Nan'le ilgili bir sır var.Kitap Blaire'in sorunlarından sonra Nan'in sırrı ve Rushla Blaire ilişkisini incelemiş.Merak etmeyin Nan'in büyüük sırrını kitabın sonunda öğreniyoruz.Ki sır o kadar basit bir sır ki -hayır söylemiyicem okuyun ve görün ! Çünkü Damla da bana söylemedi :(  -

Şimdi baktım da çook uzun bir yorum olmuş kısa kesiyorum.Bu son.Kitap o kadar güzeldi ki  new adult türünün en iyilerinden diyebilirim.Hatta listemde -şu ana kadar new adulttan az okumuş biri olarak konuşmama lazım- en üst sıralarda yer alıyor kendileri.Ve dili de çok yalın.Okuduğum ilk ingilizce kitap olmasına karşın her şeyi çok net anladım.Eğer yayınevlerinden biri yazımı görür ve bu kitabı çevirmeye karar verir sizde alıp okuyabilirsiniz.Kesinlikle okumaya deyicek bir kitap.Rush'a bayılıcağınızı -Rush olmasa da Grant,Woods ve Cain var- düşünüyorum.Rush'la birlikte kitaba da bayılırsınız umarım.Vee gidip ikinci kitabı okumaya başlıyorum.İkinci kitap yorumumda görüşmek üzere ! 

Not : Alıntılar Damla'ya aittir.Ve çevirilerde ona aittir.İzinsiz kullanmayınız.

Şu aralar ne okuyorum ?

19 Ağustos 2013 Pazartesi


Tadaaadaadaaataaadada.Çok ihtişamlı bir şekilde girmek isterdim yazıya ama nasip olmadı.Olsun kitap yeter diyorum.Fotoğraftan da anlaşılacağı üzere bu gün "ben ölmeden önce"ye başladım.Sonunda ! Ateş tahtını bitirmeme az kaldı -hıhı eminim öyledir-  eğer 200 sayfa kalmasına az diyorsanız tabi.Ben ölmeden önce'yi ne zaman bitiririm bilmiyorum ama en kısa zamanda diyorum.İnşallah amiin.

Bu arada kitabın kapağına bakar mısınız ? Böyle bir güzellik yok.

Peki siz şu aralar ne okuyorsunuz ?

Okuma Günü : Tatlı Bela | Kitap Yorumu

15 Ağustos 2013 Perşembe


    En son alışveriş postum da bir kitaba başladığımı söylemiştim.Aslında o postu yazdıktan sonra kitap bitmişti bile.Başladığım kitap kesinlikle herkesin öve öve bitiremediği "TATLI BELA" idi.Aslında ben biraz geç kalmışım almakta okumakta , iyi ki Fatma,Damla ve Tuğçe beni bekledi ki beraber okuduk.Sonra da düşündük ve beraber yorum yazmaya karar verdik.Ve tadaaaa tatlı bela yorumumuzla hepinizin karşınızdayız.(Tamam hepinizin karşınızdayız derken aklınıza kötü şeyler gelmiş olabilir kışkışlayın onları kışşşt kışşşt)İyi ki de beni beklemişler çünkü bu etkinliği beraber yaptığımızda ben çok eğlendiim , ilk defa birileriyle aynı kitabı aynı anda okuyunca ve dedikodu yapınca böyle oluyormuş demek ki.Bu arada isimlerinin üstüne tıkladığınızda onların yorumlarını da okuyabilirsiniz.Çok kolay.Cidden.


  Kitaptan uzaklaşmışım dönüyorum kitabın konusuna.Bu kitapla birlikte ben ilk defa new adult türünde ilk okuduğum kitap oldu.Kesinlikle bu türden vazgeçmiyicem bunu da söyleyebilirim rahatlıkla.

Kitaba gelicek olursak aslında konusunu her yerde görmeme rağmen elime aldığım gibi tüm konular kafamdan uçup gitti.Kitapla ilgili hiç bir şey bilmiyordum.Ve sabırsızlıkla başladım.Elime aldığım gibi ilk elli sayfanın da geride kaldığını söylemem gerekir.

Konusuna gelicek olursak Abby adında üniversiteye yeni başlamış bir kızın arkadaşı America'yı dinleyip bir gün dövüş izlemeye gitmeleriyle başlıyor.Ve Abby daha önce hiç dövüş izlemeye gitmemiş.Allahım bu kitap karakterlerinde neden hep kızlar bu kadar saf olur ? diyordum ki kitabın ortalarına doğru Abby'nin sırrını öğrenmemle Abby'ye olan gıcıklığım uçtu ve yerine "hadii be kızım yürü" tarzı konuşmalarım geldi.

Esas oğlanımıza geleyim bir de kitapta en çok heyecanlandığım kısım Bad Boy'umuzun olduğu kısımlardı.Dövmeli.Kaslı.Dövüşçü.Ve aşık.Veee vee motoru var ! Söyleyin bana kim Travis'e aşık olmaz ? Ciddiyim böyle biri karşımıza çıksa koşa koşa gideriz eminim ki.Ne kadar size bakıcak bir erkek isteseniz de kızlar.Travis tam hayallerinizin erkeği.Geçmişinde çok sorunları olduğu için -aslında ben sorunları öyle büyük sorunlar olarak görmedim Abby daha sorunlu geldi bana açıkcası- Travis tam bir duygusuz.Taş kalpli.Kızları kullanan telefon numaralarını bile almayan bir tip.Dövüşlere katılıp herkesi yere seren ve bir tek bir çizik almayan olağanüstü bir yaratık bana kalırsa.

Yüzüme yayılan kendini beğenmiş gülümsemeyi engelleyemedim."Senin için fazla iyi olduğumu düşünüyorsun.""Dünyada senin için yeterince iyi bir erkek olduğunu düşünmüyorum."
Travis olağanüstü dedin dedin peki kitap neyi anlatıyor diyiceksiniz.Benim için Travis Maddox'tan ibaretti kitap.Sadece gözüm onun konuşmalarını gördü başka bir şey okumadım.Tamam şaka şaka üstüme gelmeyin.
Eğer benim gibi evden çıkmayan bir insansanız kitabın Travis sahnelerinde ağlayabilir,kitabı fırlatabilir,havuzun kenarında sayfalarını heba edebilir ve üstünde tepinebilirsiniz.O yüzden sizi uyarıyorum.Evden çıkmıyorsanız okumayın eğer sevgiliniz varsa da okumayın.Sonra "benim sevgilim niiye böyle bir Travis karşıma çıksaydı nolurdu ??!?!" gibi şikayetlerde bulunabilirsiniz.


"Dur tahmin edeyim , kendisi hayatının aşkı değil mi ?" dedim Travis'in motorsikleti hakkında söylediklerini tekrar edip."Hayır,kendisi bir araba.Hayatımın aşkı soyadımı alıcak kadın."

 Spoiler vermiyim diyorum.Anlatmıyım diyorum ama cıks olmuyor.İçimden kitabın tamamını anlatmak geliyor.O yüzden sinir olduğum karakterlere gelicem.Öncelikle KARA.Nasıl bir oda arkadaşısın sen ? İnsan oda arkadaşının yanında durmalı yardım etmeli.Sanırım kitap boyunca sadece ona sinir oldum.Bir de Abby'ye.Ama Abby haklıydı.Sıra ikinci sinir olduğum karaktere geldi.Parker ! Sen ne pes etmez bir şey çıktın.Boşuna yazıldığını düşündüğüm ikinci karaktersin.Keşke kitapta olmasaydın da daha fazla Travis'i görebilseydik.Aslında onun sayesinde Travis'in  kötü yönlerini de gördük fena mı oldu ? Hayır.




Bunu daha önce de görmüştüm.Vegas insanları değiştirip canavarlar ve mahvolmuş adamlar yaratırdı.Parlak ışıkların ve çalıntı rüyaların ruhuna işlemesine izin vermek kolaydı.



Şöyle bir baktım da yorumu uzata uzataaa Fizan'a kadar uzatıcakmışım.Siz de hiç gıkınızı çıkartmıyorsunuz.Bir uyarım daha olucak son  olarak eğer "AŞKA YÜKSELİŞ" filmini izlediyseniz benim gibi kitabı okumadan önce.Gerçi ben kitabı okumadan iki ay önce izlemiştim.Kitapla filmi baaya benzetebilirsiniz.O yüzden ilk kitabı okuyun sonra filmi izleyin.Eğer kitaba doyamadıysanız.

Vee son oalrak h er eve bir Travis Maddox lazım ! Kızlar Travis denilince eriyip biticeksiniz -en azından ben eriyip bitiyorum- o yüzden sadece TATLI BELA'yı okuyun.Alıp okuyun sonra bana teşekkür ediceksiniz.

Sizi Şöyle Alalım !

13 Ağustos 2013 Salı

Merhabalaar , aslında karşınıza bir yorumla gelmek isterdim -ki o da yakında olucak- ama karşınıza biir alışveriş postuyla geldim.Fena mı oldu ? Hayır bence çok güzel oldu ki D&R'da o kadar saat durup sadece dört kitapla çıktım.Çıktığımda yine de suratımda kocaman bir gülümseme vardı.Aldığım kitaplara gelicek olursam çoğunlukla indirimden yararlandım.Bir de normal zamanlarda bulamayacağım bir kitabı görüp balıklama atladım.
Şunların güzelliğine bakar mısınız ama ? Şu an komidinimin üstündeler.Bakıp bakıp sırıtıyorum.En altta tabii "ateş tahtı" var.Elimdeki kitap bitirilip ateş tahtına devam edicem.Şimdi ne okuduğumu merak ettiniz dimi  ?Ben bile ettim.Neyse perşembeye kadar bekleyin ! 


Aldıklarımın fiyatlarına gelicek olursaam "Ben Ölmeden Önce" 22 TL'ydi.Ki ben çevirildiğini bile bilmiyordum.D&R'ı talan ederken bir baktım ki karşımda duruyor ve sadece SADECE bir tane var.Gezdiğim süre boyunca -ki bir saat yirmi dakika durmuşum- elimden bırakmadım.
Tatlı Bela'yı duymuşsunuzdur ? Duymadınız mı ? CİDDİ MİSİNİZ ? KOŞUP ALIN.Hazır 9.90ken.Ben koştum aldım geldim veeee acayip heyecanlıyım.Tatlı belanın üstünden gözlerinizi çekin bakmayın ! Bakmayın o benim ! Hıh Ara Dünya yazısını fark ettiyseniz artık BİR NEIL GAIMAN kitabım var diye çığlık atabilirim.Hazır yazar aylarında sıra Neil Gaiman'dayken.Aslında aklımda "Yokyer"i almak varken -ki bulamadım onu da nedense Bursa'daaki D&R'da tüm kitaplar silinip süpürülmüş - indirimde Ara Dünya'yı gördüm.Baktım konusu da güzel ve 9.90 fiyatı ! Hemen aldım.Hazır buraya yazmışken siz de gidin alın derim.Çok heyecanlı.

Veee son kitaba geldik sayın seyirciler.Yoksa okuyucular mı demeliyim ? Artık seyirciler dedim çook geç.
Bu kitabı 5 TL olan indirimde buldum.Aslında üç kitabı vardı bu yazarın.Hepsi de 5'ti.Ama ben sadece bu kitabını aldım.Eğer gitme ve bakma şansınız olursa direk beşliklere bakın hatta bu kitaplara bakın çünkü içlerinde o kadar güzel bir ayraç var ki ! Kitabın güzelliğinden bahsetmiyorum bile.

Evvet kısa kısa da olsa -baktım ki uzun olmuş- aldığım kitaplara baktık beraber.Aslında aklımda olan sadece Tatlı Bela'yı aldım diğer istediklerimin hiç birini bulamadım.Artık o da internete kaldı maleseef.Ama aldığım kitaplardan ve indirimden o kadar memnunum ki zıp zıp zıplıyorum.Mecazi anlamda.Sadece yüreğim zıplıyor sakinim.Eğer hala D&R'in indiriminden payınızı almadıysanız bir koşu gidip alın memnun kalıcaksınız.

Deniz Tanrıçası (Tanrıça #1) - P.C. Cast | Kitap Yorumu

9 Ağustos 2013 Cuma

Kitabın Adı : Deniz Tanrıçası
Orjinal Adı :
Yazar : P.C. Cast
Yayıncı : Pegasus 
Sayfa Sayısı : 448
Yayın Tarihi : 2010
Fiyatı : 20 TL


Merhabalar ! 
Öncelikle bu kitabın yorumunu yazıp yazmama konusunda çok kararsızdım.Çünkü kitapla ilgili pek olumlu düşüncem yok.Ne kadar aşk romanlarını sevsem hatta ayıla bayıla okusam da bu kitap bana birazcık saçma geldi.
Yine de kitabın sonuna kadar okudum.Ne kadar karakterlere gıcık olsam da ! Azıcık bilgi vereyim kitapla ilgili sonra olumsuz-olumlu yorumlarıma dönücem.
Kitabımızın baş karakter CC (Christine Canady) hava kuvvetlerinde çalışan biridir.Sıradan bir hayatı vardır.Ve hava kuvvetlerinde çalışmasına rağmen uçağa binmekten korkmaktadır.Bir gün doğum gününde Toprak Tanrıçası Gaea -umarım doğru yazmışımdır- dua eder ve hayatında sihir olmasını diler.Olaylar bundan sonra başlar.

Yurt dışı kapaklarından biri iyi ki pegasus bu kapağı seçmemiş.Çok fazla ipucu veriyor.
Karakterlere gıcık olduğumu söylemiş miydim ? Hele Başrahip William.Adam beni gıcık etmen için ve CC'nin  önüne taş koymak için her şeyi yaptı.Bir de Sarpedon var tabii.İlk ortaya çıkınca anlamıştım pislik olduğunu.Siz siz olun sakın Sarpedon karakterini sevmeyin.
Bir de olayların yaşadığı yüzyılı hiç anlayamadım.P.C. Cast hiç iyi anlatamamış.Gece Evi serisinin 9 kitabını okuyan biri olarak cıkcıkcık kınıyoruz P.C.Cast'ı ve de kızıyla yazması gerektiğini söylüyorum.Yeterli gelmedi bana betimlemeler,anlatımlar.Hep bir eksiklik hep bir aksaklık.İnsanın kafasında soru işaretlerini gidermiyor bu kitap.Hatta daha çok soru işareti yaratıyor."Ha ne oldu şimdi?" diye kalıyorsunuz olduğunuz yerde.
Bir diğer sorunda cıvık cıvık Dylan'la CC'nin arasındaki aşk.Pardon bunlarınki aşk değil tutku.Arzulamak yani bundan başka bir şey olamaz.Yan yana geldiklerinde hooooop bir başka olaya kayıyor işler.HANİ SİZ AŞIKTINIZ ? HANİİİİ ? 
Tamam sakinim arkadaşlar.Cidden çok sakinim.
Kitabın ortaları falan böyle olay yaratayım hadi sıkıcılıktan uzaklaşsın diye bir şeyler yazılmış.Hatta çoğu böyle abudik gubidik CC ve Dylan saçmalama sahneleriydi.Sonunda sinirden kitabı attım.Okumuyorum diye bağırdım düşünün siz ne kadar delirdiğimi.Ama inat değil mi bu aldım tekrar elime kitabı ve sonunu öğreneyim dedim.Sonu nasıl mı nasıl mı ? NASIL MI ????!?!? P.C. Cast tarafından hayalkırıklığına uğradım.Çok tahmin edilebilir bir son yazmış.Hem de öyle böyle değil.Ben okurken bile söyledim şu şu şu olucak diye.
Şimdi ben böyle kötüledim ama sonunu yine de beğendim.Yani CC'nin suyu sevme olayı falan güzeldi.Tek güzel yanlarından biriydi zaten bu olaylar.Onun dışında ben ne kadar CC ve Dylan arasındaki aşk arzu meselesini kötülesemde Dylan'ı sevdim.Karakter daha derin olabilirmiş ama kibardı cidden.
Yine yazıyı çok uzatmışım.Kısaca kitap beklediğim gibi çıkmadı.Serinin diğer kitaplarını alıp okur muyum bilmiyorum ama P.C. Cast çok hayalkırıklığına uğrattı beni.Herkesin bu kadar övdüğü bir serinin ilk kitabını ben sevmedim.Serinin ilk kitabı sevilmeyince nolur siz de biliyorsunuzdur eminim.Eğer çok merak ettiyseniz alın derim ya da cıvık cıvık aşk-arzu okumak istiyorsanız.(Aşk-Arzu ne ya ? Niyse.)Ben söyliyeceklerimi söyledim.Bir başka yorumda görüşürüz ! 



İyi Bayramlar ! - Şu aralar ne okuyorum ?

7 Ağustos 2013 Çarşamba

Hazır yarın bayramken durdum düşündüm ve bayram postu hazırlamam gerektiğine karar verdim.Sonra dedim hazır  bayram postu hazırlıyorum kısacık olmasın ve "şu aralar ne okuyorum ?" postu yazayım aynı anda dedim ve tadaaaa birleşik postla karşınızdayım.

Öncelikle hepinize iyi bayramlar.Umarım büyüklerinizin yanında kendinizi rahat eder benim gibi kuzenlerinizle buluşur ve bol bol dedikodu yaparsınız.Benim bu bayram kuzenim nişanlanıyor.Onun için biraz buruk içim ama sizin bayramınız umarım benimkinden daha iyi geçer.Ve  bol bol harçlık toplamaya bakın ! Hepsi kitaplar için bunu da unutmayın.

Yukarıdaki resim de şu aralar ne okuyorumun tam altını çizen bir resim bence.Deniz Tanrıçası bitti aslında yorumunu yapıp yapmama konusunda pek rahat değildim.Ama kötü de olsa yorumunu yazdım ben bayram tatilindeyken yayınlanıcak.Blog boş kalmasın yokluğumda dedim.Herhalde dönüşte de ateş tahtının yorumunu yazarım.Kitabı şimdiden yarıladım.Birinci kitabı daha çok sevmiştim.İkinci kitap ne bileyim tımam kendimi yoruma saklıyorum.

Benden bu kadar siz şu aralar ne okuyorsunuz ? Bayramda nereye gidiceksiniz ? Kuzenlerinizle dedikodu yapıcak mısınız ? Vee hepinize iyi bayramlar ! Umarım bayramınız güzel geçer :)

Cumartesi İlk On : Başlamak İstediğin Seriler

3 Ağustos 2013 Cumartesi


Sürekli bakıyordum bu etkinliğe genelde salyalarım aka aka.Ve sonunda -davul sesi istiyorum- katılma kararı aldım.Daha ne kadar yeni yeni bıcırık bir blogger olsam da çok güzel bir etkinlik olduğunu düşünüyorum.Ve benccee kimse kaçırmamalı cumartesi ilk 10'laarı.Neyse lafı çok uzatmadan başlamak istediğim serilere geleyim dimi.Çok merak etmişsinizdir eminim.Ben herkesin başlamak istediği serilere bakarken çok meraklı baktım da ondan.Öhüm neyseee.

  1. Morganville Vampirleri Seri - Rachel Caine 
  2. Vampir Akademisi Serisi - Richelle Mead 
  3. Uyumsuz Serisi - Veronica Roth
  4. Cehennem Makineleri - Cassandra Clare
  5.  Tiger's Curse Trilogy - Colleen Houck 
  6. The Chaos Walking Trilogy - Patrick Ness
  7. Melez Sözleşmeleri - Jennifer L.Armentrout (???) 
  8. Taht Oyunları - George R.R. Martin
  9. Leviathan  Serisi - Scott WesterField 
  10. Çirkinler Serisi  - Scott Westerfield 
Yeep sanırsam bu kadar.Gerçi bazı serileri o kadar çok istiyorum ki kendimi şurada parçalayabilirim.Ama kendiimi parçalarsam kitapları okuyamam alamam da o yüzden yaşayıp almam ve okumam lazım.Benden bu kadar.Görüşüürüüz.
 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS