Kitap Yorumu : Elit - Keira Cass

30 Haziran 2013 Pazar


Kitabın Adı : Elit
Orjinal Adı : The Elit
Yazar : Kiera Cass
Serinin Adı : The Selection (#2)
Yayın Evi : Dex
Sayfa Sayısı : 288
Yayın Tarihi : Nisan 2013
Fiyatı : 19 TL 


Aynı yıldızın altındayı bitirir bitirmez hardy kardeşleri bitirip elite başlamıştım.Başladım ama başları bana çok sinir bozucu geldi.Yazıya başlamadan önce kesinlikle belirtmeliyim ki ben Team Maxon'ım.Ne kadar bu kitapta ona sinir olsam da şimdi prens sonuçta çocuk.Krallığı var ve bir.Ama yine de çok sinir bozucu biri.Neyse ne diyordum evet kitaba başladım.Çok beklentiye girmişim sanırım.Bazı bloglar da yorumunu okumuştum.Beğenilerle karşılaşmıştım genelde.Bende doğal olarak çok güzel bir kitap bekledim.Ama beklentilerimin sadece bir kısmı karşılandı.

İlk önce cadılar bayramını çok beğendim.Kiera çok güzel yazmış o kısmı.Pek betimlemelere yer vermemiş o hüsrana uğrattı beni.Ben daha çok hayalimde canlandırmak istiyordum.Mesela America'nın elbisesi hayalimde paspal bir şekilde canlandı.

Kitabın böyle ilk 100 sayfası falan Maxon,Aspen,Aspen,Maxon şeklinde gidiyor.America'ya sinir olduğumu belirtmeliyim.Aspen'i mi seçiceksin America'yı mı ? Yeteer diyip sarsmak istedim kendisini.Sanırım kendimi çok kaptırmışım bir ara sinirden ne yapacağımı şaşırdım ve kitaba ara verdim.Kiera'ya çok sinir oldum.Sinirden alıntıları işaretlemeyi bile unutmuşum.Malesef.

Kitapta Kraliçe'ye ve Kral'a çok yer verilmiş.Spoilere girmek istemiyorum bir şey söylemek de istiyorum dedikodu yapmak istiyorum ama süprizi kaçmasın Kral'a çok sinir olucaksınız onu söyliyim.
Hatta kitabın sonunda Kral'ı parçalamak istiyiceksiniz ben istedim.

Çok olaylı bir kitaptı.Ciddi anlamda olay üstüne olay oluyor.Siz de okuyucu olarak tabi ağzınız açık kalıyorsunuz.America'nın yakınlarına bir şeyler oluyor.(SPOİLER VERMEDİM HAYIR !) 


Kısaca kitaba sinir oldum America'ya sinir oldum.Kral'a Maxon'a sinir oldum.Marlee'ye çok hak verdim.May'e bayıldım.Celeste'yi bıçaklamak istedim.Ama kitabı çok da beğendim.Beni Seç kadar olmasa da Elit de kendi çapında güzel bir kitap olmuş bence.

Kitabın tek eksiği elime aldıktan sonra fark ettim 250'ler de sayfalar yırtıktı.O kadar çok üzüldüm ki :( DEX beni duyuyorsundur inşallah diyorum başka bir şey demiyorum.Yine de bizi bekletmediği için DEX'e teşekkür ediyorum.


Bloglovin hı ne ?

28 Haziran 2013 Cuma

Bir haftadır google reader'ın kapanmasının üzüntüsünü çekiyorum ey bloggerlar.Daha yeni yeni alışmaya başlamışken.
Herkesin bloglovine geçtiğini duyunca dedim bir bakayım zor muymuş ? 
Ve evet üye olduğumda kafamı çok karıştırdı açık açık söylüyorum ! :D 
Siz siz olun yardımsız üye olmayın yoksa çok acı çekersiniz bloglovinden.
Neyse yazıyı uzatmadan diyorum ki bende bloglovine geçtim :) 
Buyurun siz de gelin.
Bekleriz.

Elit Okuma Etkinliği

25 Haziran 2013 Salı

Aynı yıldızın altındayı bitirip elite geçmek istedim ama tek başıma okumak istemiyorum eğer elinde elit olan varsa ya da yakın zamanda alıcam diyen varsa eliti bir köşeye bırakıp sonra okuyucam lütfen bildirin bana :)

John Green - Aynı Yıldızın Altında (Oldukça uzun ve sitemli bir yazıdır DİKKAT !)

24 Haziran 2013 Pazartesi


Kitabın Adı : Aynı Yıldızın Altında
Orjinal Adı : The Fault In Our Stars
Yazar : John Green
Yayıncı : Pegasus
Sayfa  Sayısı :317
Yayın Tarihi : 2013
Fiyatı : 25 TL

 Kitap bitti.Beni benden aldı ama bitti.Hala sonunu düşünüyorum.John Green'i  o kadar sevdim ki  ve kitabı bitirmekle aynı anda bitirmemek arasında kaldım okurken çoğu zaman.John Green'in okuduğum ilk kitabıydı.Bu kitaptan sonra diğer kitabı da (alaskayla ilgili olan adını unuttum ice tea almaya gidiyorsunuz ve diğer kitabın adını unutuyorsunuz şahane) almayı planlıyorum.

   Kitaba geçsem mi geçmesem mi karar veremiyorum.Aslında içimden taksime çıkıp -o kadar direnişin içinde- pankartı tutup bu kitabı almalarını ve okumalarını söyleyesim var.Kitap Hazel Grace hakkında bir kızın kanserle savaşını anlatıyor.Tabii ben çoğunlukla aşk gördüm -romantik bir insandan başka bir şey beklenmez-.Hazel Grace 16 yaşında ve sorun ciğerlerinde.Sürekli tüple dolaşmak zorunda kalıyor.Ve ben okurken kanserin ne kadar kötü bir genetik hastalık olduğunu tekrar tekrar anladım.O kadar kötü bir şey ki.Bir gün bakıyorsun iyisin ve ertesi gün kanser olduğunu öğreniyorsun.Hazel 11 yaşında öğrenmiş kanser olduğunu (yanlış hatırlamıyorsam).Bu arada John Green kitaba başlamadan önce kısa bir not düşmüş.Kitaptaki olaylar gerçek değildir tamamiyle benim uydurmamdır diye.Ama kanserli bir kızın yaşamanı nasıl bu kadar güzel anlatabilmiş şaşırdım açıkcası.

  Her neyse konuya döneyim ben.Hazel -hala telaffuz edemiyorum arkadaşlar- annesinin ısrarıyla Destek Grubuna katılıyor ve bir gün baam Augustus Waters adında bir çocuk Isaac adlı çocuğun yanında Destek Grubuna katılıyor.Ve gözlerini Hazel'den ayırmadan onu izliyor.Destek grubunun çıkışında Hazel'le kısa bir konuşma yapıyor ve yolları bundan sonra ölüme kadar ayrılmıyor.

"Unutulmaktan korkuyorum" dedi bir an bile duraksamadan."Hani şu deyimdeki karanlıktan korkan kör adam gibi." (sayfa 19)
   Kitapta Hazel'in çok sevdiği bir kitap daha var Augustus'la kaynaşmalarına da yardımcı olan bir kitap.Görkemli Izdırap.Hazel kitabı çok seviyor çok seviyor ne kelime resmen yüzlerce kez okumuş kitabı.Ve kitap yarım bırakılmış.Bitirilmemiş.Kızımız kitabı Augustus'a veriyor.Gus okuyup ertesi gün bayıldığını belirtiyor aynı Hazel gibi.İlişkileri bundan sonra ilerliyor zaten.

Erkeklerin neden erkek filmi sevmemizi beklediklerini anlamıyorum.Biz onların kız filmi sevmesini beklemiyoruz.(sayfa 41)
   Augustus yazarla tanışmak istiyor bir bakıma da Hazel'in hayalini de gerçekleştirmek için, bir de kitabın sonunu öğrenmek için.Bu arada anlatmadığım önemli bir nokta var Augustus da kanser ve bir bacağını kaybetmiş kanser yüzünden.Evet devam edeyim.Bu kararlar verilirken Hazel yoğun bakıma kaldırılıyor.Doktorları Hollanda'ya gidebilmesinin tehlikeli olucağını anlatıyor.Ama yine de yolculuğa çıkıyorlar.
"Beni tanımıyorsun bile" dedim.Konsolda duran kitabı aldım.
"Bunu bitirdiğimde seni arasam olmaz mı ?"
 " Ama cep telefonu numaram sende yok" dedi.
"Kitabın içine yazdığından şüpheleniyorum." O şapşal gülümseme yüzüne yayıldı.
"Birde birbirimizi tanımıyoruz diyorsun."(sayfa 43)
   Bu yolculukta çiftimiz birbirlerini daha iyi tanıyorlar.Ciddi anlamda.Flört sürecinden çıkıyorlar ve gerçek bir çift oluyorlar.Ne kadar birinin bacağı olmasa da ve biri oksijen tüpüyle dolaşsa da.Okurken gözlerim doldu çoğu yerde hele böyle çiftlerin varlığını düşündükçe.Yazarla tanışma sürecine girmiyicem.Hatta bundan sonrası çok fena spoilere giricek.
"Hayır" diye mırıldandı Isaac göğsü hızla inip kalkarken."Acının olayı bu," dedi Augustos  ve ardından bana baktı."Acı hissedilmeyi talep eder."(sayfa 69)
 BUNDAN SONRASI AĞIR  SPOİLER İÇERİR.

  Hollandadayken çok kötü bir şey öğreniyor Hazel.Augustus'un kanseri tüm vücuduna yayıldığını.İşte bundan sonra kitabı bırakın ve derin bir nefes alın çünkü kitap o kadar duygusal oluyor ki ben soluksuz okudum bu bölümden sonrasını ve ağlamaktan içim kurudu bir süre sonra sadece hıçkırıklarım kaldı.Kitap çok kötü bir sonla bitiyor bence.Isaac kör , Augustus ölmüş ve Hazel kendi haline bırakılmış acıdan muzdarip bir şekilde bitirmiş yazarımız.Augustus ölmeden önceki bölümleri tek tek tekrar tekrar okudum ağlaya ağlaya.Kanser olduğu için ölmeyi ne kadar istediği.İnsanın sağlığının ne kadar önemli olduğunu anladım.Aslında keşke John Green ile tanışma fırsatım olsa da onu bir sarsabilsem.O kadar çok isterdim ki bunu."Sonu niye böyle bitirdin ?!?!?!? Mutlu olamazlar mıydı ?!?! " demek isterdim.
 SPOİLER BİTMİŞTİR.
Herkes onu çok özleyecekti.Herkes ailesi için dua ediyordu.Van Houten'in mektubu aklıma geldi.Yazmak tekrar canlandırmaz.Gömer.(sayfa 270)
  Çok uzun yazmışım eğer okuyabilen varsa süpersiniz harikasınız diyorum.Ve kitabı okuyanları hemen dedikodu yapmaya çağrıyorum çünkü anlatıcağım o kadar çok şey var ki ve sorular.Aklımı kurcalıyorlar.

  Diyorum ki alın hemen okuyun bu kitabı.Pegasusa çok teşekkürler böyle bir kitabı çevirdikleri için üstüne bir de ciltli bastıkları için.Tek eksiği içinde ayraç olmamasıydı diye düşünüyorum onun haricinde dört dörtlük bir kitaptı.Kapağı da harika ayrıca.

  Tamam sustum okumayı bırakabilirsiniz artık.Harikasınız !

Bir D&R Alışverişi (Heyecandan ölmeye izin var mı ?)- Aynı Yıldızın Altında

23 Haziran 2013 Pazar



 İçim içime sığmıyoor.Hem ilk alışveriş yazımı yazıyorum hemde en çok istediğim üç kitabı alıp geldim alışverişten.Tabii D&R'a girince insanın ağzı açık kalıyor ne yapıcağını şaşırıyor o kadar çok kitap var ki ve hepsi listemde neredeyse.
(Burda cehenemi bulamamıştım o yüzden sadece Elit ve Aynı Yıldızın Altında var kusura bakar bilirsiniz.)


Ne kadar güzel duruyorlar değil mi ? Hele "Aynı Yıldızın Altında" hem ciltli hemde o kadar güzel bir konusu var ki.Aslında bana ilk konusuyla "Now Is Good"u hatırlatsa da ammmaan dedim.Ve hemen aldım.Almadan önce konusundan bile haberim yoktu.Ama bloggerlar arasında hep görüyordum ve Vera dedim hemen almalısın,okumalısın ve yorumunu yazmalısın.Aslında "Eğer yaşarsam"ı ve "Kolay"ı çok aradım ama nafile bulamadım.Vee Hush Hush serisinden sonra ilk ciltli kitabım olaraak oscar goes tooo Aynı yıldızın altında !!! Dadaaataaataa.

(Ama ne kadar güzel duruyor öyle değil mi ?)

 D&R'a girdiğimde çok satanlarda üç numara da eliti gördüm.Bir an çığlık atıcaktım (hayıır atmadım kesinlikle) sonra yanımdaki kızların bana nasıl baktığını görünce kendimi frenledim.Elit'in çıkmasını sabırısızlıkla bekliyordum.Ki "beni seç"i ilk çıktığında alıp konusuyla beğenmeyip kitaplığım bırakmıştım.Aradan haftalar geçtikten sonra alıp bir günde bitirmiştim.Eee Elit'i görmüşüm tabii ki de önceliğim oydu.Kendisi kitaplığımdaki beşinci DEX kitabım olur.Yaaay ! (sakinim sakinim)
Bir de orda "Tutkulu Notalar"ı da gördüm.Ohh yooo dedim ama aldığım üç kitaptan sonra malesef ki kitap limitimi doldurmuştum.O yüzden tutkulu notalar giderken bana kızgın bakışlar atıyordu.
Şimdi diyiceksiniz bu kız çok az kitap almış niye alışveriş postu yazıyor diye.Uzun zamandır yaklaşık 7-8 gündür staja başlamış bulunmaktayım.Ve bu sırada perişan halde eve geliyorum kendimi direkt yatağa attığım gibi uyuyorum ne kitap okumaya ne de yorum yazmaya vaktim oluyor (zaten yorum yazmak için ilk kitap okumam lazım ki daha bir kitap bitirmedim aslında uyanmış ve kırmızı piramitin yorumlarını yazıcaktım -yazıcam söz bak valla- tabii yazabilirsem).Suçluluk duygusuyla ve kendimi gazlamamla kitap aldım artık eski kitap okuma hızıma dönebilirim.

Asıl sorun ben hangisinden başlıyıcam ? 








Evrenin Ötesi - Beth Revis | Kitap Yorumu

13 Haziran 2013 Perşembe

Kitabın Adı : Evrenin Ötesi
Orjinal Adı : Across The Universe
Yazar : Beth Revis
Serinin Adı : Across The Universe
Yayıncı : Olimpos
Sayfa Sayısı : 408
Yayın Tarihi : 2010

Kitabı yeni bitirmiş olmanın verdiği sevinç ve hırsla yoruma başlıyorum.Resmen yazara küsmüş bulunmaktayım.İlk 200 sayfa hiç olay yoktu.Hatta o kadar sıkıldım ki arasına üç kitap daha sıkıştırıp bu kitabı öyle bitirdim.Çok çok yavaş ilerledi olaylar bana sorarsanız.Ve son 50 sayfada o kadar çok üst üste olay geldi ki artık ağzım açık okudum kitabı.Sitemliyim arkadaşlar yazara küsüm ama böyle garip bir son verdiği için de aklım karıştı.Olayların nasıl ilerliyiceğini acayip merak ediyorum.Keşke bir milyon güneş elimde olsa da okusam diye düşünmedim de değil.Malesef sipariş ederken kitabı böyle bir yerde bırakıcağını düşünmemiştim.

  Yoruma gelirsek kitap iki kişinin ağzından anlatılıyor : Amy ve Çırak.İlk olaylar Amy'nin gemiye gönderilmesi mi desem binmesi mi desem bilemedim en iyisi Amy'nin donmasıyla başlıyor demek.Amy'nin annesi ve babası Godspeed adlı bir gemi için (uzay gemisi) seçilmiş insanlar.Babası orduda çok yüksek bir rütbedeymiş ve annesi ise genetik uzmanı.Amy sırf annesi ve babasından ayrılmamak için dondurulmayı ve 300 yıl boyunca uyutulup Godspeed yeni bir gezegen bulunca uyandırılmak üzere onlarla beraber gidiyor.İşte bu kısımlar ilk 100 sayfada oluyor ve acayip sıkıldığım bölümlerdi şahsen benim.Nerede aksiyon kamoon ? Haydi ama diyip durdum.

   Sonra birden bire olaylar gelişmeye başladı.Amy'nin çözülmesiyle.Çözülmesi derken donma haznesinden çıkarılmasını kastediyorum.Zaten ne zaman Amy uyandı o zaman benim de gözlerim açıldı.Gemideki insanların daha fazla rolü oldu kitapta.Gemideki insanları çok sakin ve duygusuz yazmış Beth Revis.Ağzım açık kaldı bazı bölümlerde durup durup "nasıl bu kadar duygusuz olabilir bir insan" dedim.İnsanların neden bu kadar garip ve sakin ve insan gibi olmadıklarını kitabın sonunda anlıyoruz.

Çırak'a gelirsek ben onun gözünden anlatılan bölümleri daha çok sevdim.Amy'nin gözünden anlatılan bölümlerde bir daral geldi bana çünkü Dünya'yı görmüş bir insan gemide kapalı alanda yaşayamaz Çırak'ın malesef böyle bir avantajı hiç olmadığı için Godspeed de yaşamayı o kadar kafaya takmıyor.Çırak'ın babası gibi de bir Bilge var.Bilge Godspeed'de olan insanları korumak,onları sakin olmaya ikna etmek,bakımları üstlenmek vs. konumlarını yerine getiren en yaşlı insan.Ve Çırak Bilgeden  sonra gelicek olan Bilge oluyor bu durumda.

Ben Godspeed'deki olayların işleyişine çok kafa yordum ve kitabın tadını pek alamadım o yüzden.Olayların asıl gidişatı Amy'nin uyandırılması ve birer birer donmuş insanların çözülmesi ve öldürülmesiyle devam ediyor.

Kitap ara ara sıkıcıydı ara ara çok heyecanlıydı ara arada "Amy yeter !" kıvamındaydı benim için.Eğer kapalı alan fobiniz varsa kitabı okumanızı tavsiye etmem.Bir de boş vaktiniz varsa alın okuyun.Kurgu güzel,karakterler güzel  ama yazarın anlatımı çok karışık bir kitap.





Oniks - J.L.Armentrout | Kitap Yorumu

5 Haziran 2013 Çarşamba

Kitabın Adı : Oniks
Orjinal Adı : Onyx
Yazar : Jennifer L. Armentrout
Serinin Adı : Lux
Yayıncı : Dex Yayınevi
Sayfa Sayısı : 396
Yayın Tarihi : Nisan 2013

Ah ! Bu kitap sanırım bende kalıcı bir hasara yol açtı.En azından ruhumda.Kitaplığımda bir aydır duruyordu ilk aldığımdan bu yana ve ben sınavlarım yüzünden okuyamıyordum.Vee ayın ikisinde elime aldım okumaya başladım.Keşke başlamasaydım Daemon'ın olduğu her sahnede insanın hayal dünyası bir anda tavana vuruyor ve güüüm ! İlk 150lerde Daemon bizim bildiğimiz Daemon'dı.Duygusallık yok bolca öküzlük vardı.Sonra olaylar değişti işin içine Blake girdi ( bu arada kitap boyunca ben dedim ben dedim diyerek geçti ama Katy duymuyor dediklerimi malesef.Çok kızgınım hatta Opal çıktığı gün değil sonraki gün almayı planlıyorum -tabiyetişirsem- bak bak tribe bak) ve Daemon duygusal bir öküz oldu.Katy'ye çicekler getirmeler , duygularını söylemeler.Bir an Daemon'ın söylediklerini kendi üstüme alındığım bile oldu :( Yani kitabı okurken ben üstüme alındım ama Katy üstüne alınmadııı.Nasıl bir karakterse çok sinir etti kendileri beni.Kitap boyunca aralarında bir pinpon topu hareketliliği vardı.Tabii bir de o kadar durgundu.

SPOİLER ARAMI !


Kitapta Luxenlerimiz ve Arumlarımız dışında Katy'nin de içerisinde olduğu yeni bir tür gibi bir şey çıkıyor ortaya.SD de çok aktif kitapta.Bu arada ben Blake hiç inanmamıştım.O kadar ki dış görünüşü hakkında betimlemeleri bile hatırlamıyorum o derece.Katy'ye hep ihanet ediceği günü beklemiştim -ya da sayfayı - ve kabuuum ! Son 100 sayfa Blake ve Will'in ihanetleriyle hareketlendi de hareketlendiii.Zaten onlar hariç kitap hareketliydi.Jennifercım çok güzel yazmışsın da keşke Katy'yi biraz insaflı kılsaydın.Biraz daha ne bileyim Blake'den uzak dursaydı ? Yok yok ben ne diyorum yoksa Daemon'ımın kıskançlığını okuyamazdık.

Şimdi herkesin "Ne senin Daemon'ın mı ? O bizim" dediğini duyabiliyorum.

SPOİLER BİTİŞİ !



Sonu benim için nedense beklendikti.Herhalde olaylar o kurguda ilerlediği içindir.Bir de geçen kitap ki gibi Jennifer'ın Daemon'ın ağzından da bir bölüm yazması beni çok mutlu etti.Hiç beklemiyordum böyle bir bölüm şahsen.Genelde yazarlar yazmadığı için ve bende bir kitaba özel zannetmiştim :D İkinci kitapta gelince baya bir çığlık ve dans eşliğinde Daemon'ın duygularını okudum.

Bu arada her Daemon - Katy aşkı sırasında yanıma arkadaşlarımı alıp okuduk.Ve hepimizden de iç çekişler yükseldi.Bir karakter bu kadar öküz ve bu kadar hayran olunası olabilir mi ? Oluyormuş demek kiii.


Ben Dex'in hazırladığı kitap kapağını da çok beğendim fakat bu kitap kapağı da harika duruyor gibime geldi.Tabii bizim kitap kapağımızın üstünde gülünecek bir replik de vardı.Ondan kesinlikle DEX diyorum ! :D




Son sözüm NE BEKLİYORSUNUZ HEMEN OKUYUN.
 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS