Algernon'a Çiçekler - Daniel Keyes | Kitap Yorumu

14 Ağustos 2017 Pazartesi

algernon'a çiçekler ile ilgili görsel sonucu
Kitabın Adı: Algernon'a Çiçekler
Orjinal Adı: Kwiaty dla Algernona
Yazarın Adı: Daniel Keyes
Yayınevi: Koridor Yayınları

Çok düşük bir IQ ile doğan Charlie, bilim adamlarının, zeka seviyesini artıracak deneysel ameliyatı gerçekleştirmeleri için kusursuz bir adaydır. Bu deney Algernon adındaki laboratuvar faresinde test edilmiş ve büyük bir başarı elde edilmiştir. 
Ameliyattan sonra, Charlie'nin durumu günlüğüne yazdığı raporlarla takip edilmeye başlanır. İlk yazdığı raporlara çocuksu bir dil ve imla hataları hakimdir. Ve sonra ameliyat etkisini göstermeye başlar. Charlie artık, insanların kendisiyle dalga geçemeyeceğini ve bir sürü arkadaş edineceğini, aşık olduğu kadına açılabileceğini düşünür. Fakat zekası normalin çok üstüne fırladığından, çevresinde yadırganır, kıskanılır ve istemiş olduğu arkadaşları edinmekte yine başarısız olur ve yine yalnızdır...
Bu deney, son derece önemli bir buluş olarak görülüyordu, ta ki Algernon'da ani bir gerileme baş gösterene kadar... Acaba Charlie'de de aynı gerileme olacak mıydı?

  Hani bir kitap okursunuz,çok etkilenirsiniz ve içinize işler.
  Günlerce sadece onu düşünür,kitapta yaşanan olayları tekrar tekrar beyninizde oynatırsınız.Herhalde hepimizde olmuyordur bu olay.Ama bana bazen bir kitapta,bazen bir filmde,bazen bir dizi de hatta bazen de bir şarkıda bile oluyor.Bu sefer de okuyup çok etkilendiğim.Uzun süre etkisinden çıkamayıp sadece onu düşündüğüm,olaylarını beynimde tekrar tekrar oynattığım bir kitapla karşınızdayım; Algernon'a Çiçekler.

  Aslında bu kitapla olan husumetimiz 2016 Bursa Kitap Fuar'ında başladı.Fakat aynı zamanda da orada durdu.Çünkü kitabı kitaplığıma o sene ekleyemedim.Ertesi sene (yani bu sene) fuardan almak istediğim bir sürü kitap vardı.Ama bu sene aklıma koymuştum bu kitabı (ve koridor yayınlarından daha bir sürü kitap) kitaplığıma ekledim.Sonrasında kitaplığımda okunma sırasını bekledi,çok bekletmeden de okudum.

  Ve işte okuyup bitirdikten sonra hatta biraz da etkisi geçtikten sonra karşınızdayım.Çünkü bu kitap beni gerçekten etkiledi.

  Algernon'a Çiçekler, Charlie adında IQ'su düşük olan bir kişiyi anlatıyor kabaca.Derine inersek Charlie'nin yaşadıklarını gün be gün IQ'sunu yükseltmek için gireceği bir testi yazmasıyla başlıyor.Charlie bu teste girdikten sonra bilim adamlarına göre IQ'sunun yükseleceği ve "çok akıllanacağını" söylüyorlar ardından da Charlie'ye "ne kadar geliştiğini görmemiz için günlük tutmalısın" tarzı cümleler kuruyorlar.Charlie yaşadıklarını,gördüklerini ve düşüncelerini bizimle bu günlük,kitap sayesinde paylaşıyor.Bizim de kah üzülüyoruz,kah gülüyoruz,kah aklımız karışıyor.Charlie gibi.

  Geleneksel yöntemimle size kitaptan bahsettim.Aslında fark ettiyseniz sene başından beri (iki bin on yedinin başından beri) genellikle beni etkileyen kitapları sizinle paylaştım.Hepsini de elimden geldiğince sizinle konularını,düşüncelerimi paylaşmaya dahası anlatmaya çalıştım.

  Ama bu kitapta onu yapamıyorum.Çünkü kitabı okurken bir insanın ne kadar yalnız olabileceğini fark ettim.Algernon'a Çiçekler belki de bana yalnızlığı bu kadar inceden nakşeden,fark ettiren bir kitap oldu.İnanır mısınız bilmem ama aklımda da öyle kalıcak.

 Umarım bu kitabı okursunuz ve düşüncelerinizi bir şekilde benimle paylaşırsınız.Hatta belki de sizinle Charlie hakkında sohbet bile edebiliriz?


BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

CRASHING | Netflix Dizi Yorumu | Dizi Yorumu

10 Ağustos 2017 Perşembe

  Yaklaşık bir aydır evimizde internet yoktu.İnternet olmamasından kaynaklı ne doğru düzgün yazı paylaşabiliyordum ne de doğru düzgün yazı okuyabiliyordum.(Blog okumayı o kadar çok özledim ki ilk fırsatta tüm sevdiğim bloglara girip tüm yazılarını okumayı ve yorum bırakmayı çok istiyorum.) Ama geçen (10.08) internetimizin arızası sonunda onarıldı.O yüzden artık istediğim yazıları yazabileceğim.(Aslında yazmak istediğim çok fazla kitap yorumu,netflix dizi yorumları,kore dizi yorumu vardı fakat onları hem artık unuttuğum hem de gündemden uzaklaştıkları için malesef tek bir yazı altında topluyacağım,yazacağım yazı da en kısa zamanda gelir diyeyim,söz vermek gibi oldu ama sorun değil!)

Oh be güncellemem bitti.

Şimdi size komik,romantikli,azıcıkta güncel olan bir dizi önereceğim.

crashing netflix ile ilgili görsel sonucu

  İnternetimiz geldiğinde hemen youtube'a,filmcehennemine,netflix'e girip tırım tırım gezindim.Neler düşmüş?,güncel neler gelmiş? ve insanlar neler izliyor? diye.Aralarından netflixten beğendiğim "Crashing" çıktı.Crashing Netflix'in orjinal dizilerinden biri.Şu ana kadar sadece bir sezonu ve de 6 bölümü yayınlanmış durumda.O 6 bölümde o kadar kısa o kadar kısa ki.Zaten izlerken bölümlerin nasıl bittiğini anlamıyorsunuz.Tabii sonunda da dizinin nasıl bittiğini.

  Diziyi bitirdiğimde ilk gün boşlukta gibiydim.Bu kadar çabuk alışmama,bu kadar çok sevmeme şaşırmıştım.Sonradan herkese önermeye başladım.Eh en sonunda da size önerebiliyorum.

  Crashing önceden hastane olan ama sonradan geçim sıkıntısına düşmüş insanların kaldığı bir hastane/ev de geçiyor.Ve orada yaşayan temelde beş,toplamda yedi kişinin ilişkilerini,dostluklarını,aşklarını ve yaşamlarını anlatıyor.

  Diziyi başka dizilere benzetmeye çalışmayacağım.Ama izledikçe,güldükçe bağlanacağınızı,daha fazla bölüm arayacağınızı biliyorum.Hatta bundan eminim.Çünkü dizideki çatlak insanlar aslında sizin ne kadar normal ve sizin de onlar kadar çatlak olduğunuzu kanıtlıyor.Aynı zamanda da hayattaki normalliklerin aslında ne kadar anormal olduğunu da hatırlatıyor.

İlgili resim

  Bence Crashing hakkında size güzel bilgiler verdim.Ve bence artık gidip izlemelisiniz,çünkü sizin de diziyi merak ettiğinizi düşünüyorum.

  Umarım  Kurban Bayramı gelmeden sizinle bir sürü yazı/post paylaşabilirim,o halde;

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Vejetaryen - Han Kang | Kitap Yorumu

26 Temmuz 2017 Çarşamba

Kitabın Adı: Vejetaryen
Orjinal Adı: The Vegetarian
Yazarın Adı: Han Kang
Yayınevi: Altın Kitaplar

Rüyalar başlamadan önce Yonğhe ve kocasının hayatları gayet sıradandı. Evliliğin tekdüzeliğinde normal bir yaşam sürerlerken, Yonğhe rüyalar görmeye başladı ve vejetaryen olmaya karar verdi. Evdeki tüm etleri bir torbaya doldurdu. Kalamarları. Yumurtaları. O hafta kocası, iş yerine ilk kez ütüsüz bir gömlekle gitti. Bu, korkunç değişimin başlangıcıydı.

Han Kang bizleri cinselliği, şiddeti, ilişkilerimizi ve saplantılarımızı sorgulayacağımız rahatsız edici bir yolculuğa çıkarıyor.


   Uzun zamandır kitap yorumu paylaşmıyorum fark etmişmiydiniz? Nedense bir kaç aydır bloga yorum girebilecek enerji düzeyinde hissetmiyordum kendimi.Gerçi "sosyal medya gençliğinde" böyle durumlar gerçekleşebiliyor gördüğüm kadarıyla.Bir gün kendinizi çok enerjik,mutlu hissederken bir gün bitkin,depresyonda ve enerjisiz hissedebiliyorsunuz.Ben de bir kaç aydır kendimi ikinci durumda hissediyordum; bitkin,enerjisiz ve birazcık depresyonda.Çok şükür bir gün gündür iyiyim ve yavaş yavaş kendime gelebiliyorum.O yüzden dedim ki kendime; "Ecrin fırsat bu fırsat bloga bir şeyler yaz,paylaş,içini dök.".Eh karşınızdayım hem de yukarıda anlattığım ruh halime cuk diye oturan gün geçtikçe aklımda mükemmelleşen bir kitabın yorumuyla!


Aslında ne zaman Vejetaryen kitabının yorumunu görsem kötü yorumlar okuyordum,hatta kitabı yerle bir eden yorumlar okuyordum.Doğrusunu söylemek gerekirse ben de kitabı okurken,hatta kitabı okuduktan sonra bile kitap hakkında kötü düşünceler besledim.Ardından kitabın,Han Kang'ın bize nakşetmek istediği düşünceleri düşünmeye başladım.Ve kitap bu düşüncelerimle anlam kazanmaya başladı.Size biraz kitabın konusundan bahsedicem.Ardından da tekrar yorumlarımı anlatmaya devam edicem.İzninizle;


  Yong He gördüğü bir rüyayla etçilken vejetaryen olmaya karar veriyor.Etçil derken gerçekten her öğünde et yemekten ve her yediği her yemeğinin içinde et olmasını kastediyorum.Konuyu saptırmıyayım,Yong He gördüğü rüyadan sonra sadece yeme düzenini değil bundan başka şeyleri de değiştiriyor istemsizce.Rüya Yong He'yi derinden etkiliyor ve aslında bu rüya kitabın tamamını kapsıyor.

  Kitap üç kısımdan oluşuyor; Vejetaryen,Moğol Lekesi ve Alev Ağacı.
  Araya bir bilgi de sıkıştırayım Han Kang bu üç bölümü aslında ayrı ayrı farklı hikayeler şeklinde yazmış.Fakat sonradan bu üç hikayeyi birleştirip çokta başarılı bir kitap meydana getirmiş.
  Üç hikayedeki ana karakterde Yong He ve ailesi.Hatta Yong He'nin gördüğü rüya demek daha doğru olucak.

"Rüyadayken her şey gerçekmiş gibi gelir ya insana,ancak uyandıktan sonra rüya olduğunu anlarsın.Demek istediğim elbet bir gün biz de bu rüyadan uyanırsak,o zaman..."

  Ben burada gelip size kitabı anlatmaya çalışıyorum.Fakat bu kitapla ilgili olarak anlatabildiklerim bana sorarsanız ne kadar anlatsam bile "sınırlı" kalıcak.Çünkü kitabın aslında derin anlamlar taşıdığını düşünüyorum.
  İnsanlık kavramını eleştirdiğini,belki yeni nesilleri kınadığını bile düşünebilirsiniz bence kitabı okuduğunuzda.


  Umarım cümlelerim kitabın sadece yüzde birini anlamanıza yetmiştir.Eğer kitabı okursanız bana yorum bırakmayı unutmayın!

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Bülbülü Öldürmek - Harper Lee | #AlıntılarlaKişiliğim

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Yeni bir köşe başlatmaya karar verdim! 
Şaşırdınız mı? 
Ben hiç şaşırmadım.
Arada bir bu huy bana gelir.Sonra yeni bir köşe açtığımı unuturum ve bir daha ki yeni açtığım köşeye kadar bu huyum böyle uzar gider (bknz: sıcak hava dosyası,soğuk hava dosyası,haftalık/sinema yorumlarım).Aslında bence Haftalık/Sinema Yorumlarım köşesini gayet iyi idare ediyordum.Sonra etmemeye başladım çünkü sinemaya gitmediğim için.Ama yine de isterseniz izlediğim filmleri size o şekilde sunabilirim,yani öyle bir yazı hazırlayıp size o halde sunabilirim ne dersiniz?

Lafı fazla uzatmıyorum.Ve kısacık alıntılarımı sizinle paylaşıyorum.Belki Bülbül'ü Öldürmek kitabını siz de benim sayemde sever ve okumaya karar verirsiniz.

Hah! Unutmadan söyliyeyim,eğer bu köşeyi sevdiyseniz yorum bırakmayı unutmayın.Konuşalım ^^.


"Okuma yetimi kaybetmekten korkuncaya dek okumayı asla sevmedim.Soluk alıp vermeyi sevmez ki insan."

""Sizce o deli mi?"
Bayan Maudie başını iki yana salladı."Deli değildiyse bile şimdiye delirmiştir.İnsanların başına ne geldiğini asla bilemeyiz.Kapalı kapılar ardında evlerde nelerin olup bittiğini,ne sırların gizlendiğini...""



"İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma,bülbülü öldürmek günahtır."

Nerelerdeyim ? | Belki kısa süreli belki uzun süreli bir yazı.

19 Temmuz 2017 Çarşamba



Son zamanlarda (yaklaşık bir iki aydır) buralarda değilim malesef.Dönmeyi bloguma gelip yazıları peş peşe girmeyi çok istiyorum.Ama kendimden yazı yazacak gücü bulamıyorum.
Sizinle paylaşmadığım,paylaşamadığım çok fazla yazı birikti.Bazıları için heyecanlıydım,bazıları içinse hala heyecanlıyım.Fakat yazabilir miyim yazamaz mıyım bilemiyorum.Size bir kaç madde sıralayacağım,neden burada olmadığım ve neden (belki?) olamayacağım için.İnanın bir kaç ay muallaktı ve muallakta kalmaya da devam ediyor.


  • Yurttan eve geçiş yaptım bilen ve bilmeyenleriniz için.Eve geldiğimden beri çalışıyorum (bayan giyim üzerine bir butiğimiz var orada çalışıyorum hobi gibi düşünebilirsiniz).Çalıştığım için evde olamıyorum ve bilgisayarda geçirdiğim vakit genelde keyif vakti oluyordu.
  • Evet oluyordu dedim çünkü şu aralar (iki haftadır) evde değişik bir şekilde internetimiz yok.Olduğundaysa da beş dakikalık gelip gidiyor.Bu yazıyı da evde bulduğum "geçici" internetimizle yazıyorum.Aslında bloga yazı yazamamamın en büyük nedenlerinden biri de bu internetsizlik durumumuz.Eğer internetimiz gelirse direkt buraya koşacağımı tekrardan biliyorsunuzdur umarım.
  • Üçüncü durum ise isteksizliğim.Şu aralar tek yapmak istediğim şey gezilecek yer listesi çıkarıp hayatımla ilgili planlar kurmak.
  • Ve bombayı patlatıyorum sanırsam artık.ERASMUS! Evet ben ve Erasmus.Size hiç çıtlatmadım şu ana kadar belki Gözde (okuyanmuggle.blogspot) anladıysa anladı,eğer başka anlayan varsa da instagram hesabımı takip ediyorlardır ve oradan görmüşlerdir.Erasmus işleri kafamı çok fazla karıştırıyor aynı zamanda da beni çok meşgul ediyorlar.


Sanırım diyeceklerim bu kadar,ileride burada Erasmus maceralarımı ve Erasmus belgelerimi paylaştığım bir bölüm açıcam ve sizinle oradan konuşmaya devam edicem.

O zamana kadar burada olamazsam sizi instagrama (ecrinkork | petreous) ve youtube kanalıma  (Ecrin Korkmaz) bekliyorum !

Eğer beni oralardan takip edip bana yazarsanız çok sevinirim! Özellikle youtube için çok fazla gelecek planım var.Erasmus sürem boyunca vlog çekip koymak istiyorum.Ama bunun için de desteklerinizi bekliyorum.Arkadaşınıza,dostunuza kime söylerseniz,abone olursanız falan çok mutlu olurum.

Söyleyeceklerim bu kadardı blog dostlarım.
Geldim ve gidiyorum.
 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS